Amerikan Dolari
          ALIS : 1.4994 TL
          SATIS : 1.5066 TL

      EURO
          ALIS : 1.9241 TL
          SATIS : 1.9334 TL

İşadamları Başbakan Erdoğan’a niye karşı
 Süleyman Yaşar

Süt Kokan İşler Yapın
 Mustafa ÖZEL

Ekonomide Yeni Balon
 Eser KARAKAŞ

Türkiye-Suriye ilişkilerinde yılın 365 günü bayram olsun istiyorum
 Dr. Rüştü BOZKURT

Şafak öncesi zifiri karanlık!
 İbrahim ÖZTÜRK

 
 
Ekonomide Yeni Balon

EKONOMİDE YENİ BALON


2008 büyük krizine kredi piyasalarında oluşan büyük bir balonun neden olduğuna yönelik iddia mevcut.

Bu krizi aşmak için de başta ABD olmak üzere büyük devletler çok büyük bütçe harcamaları gerçekleştiriyorlar.

Barrack Obama’nın 8 Ocak’da açıkladığı yeni harcama planıyla beraber batı dünyasının büyük devlet maliyelerinin krize karşı uyguladıkları harcama politikasını gerçekleştirmek için giriştikleri ve çok daha fazla girişecekleri borçlanma politikasının nereye varabileceği belirsiz.

2009 senesi içinde batı dünyasında krize karşı önlem paketlerinin sonucunda üretilen kamu borçlanma kağıtlarının 4 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin ediliyor.

Küresel kriz ortamında vadeler de düşüyor yani söz konusu batı maliyeleri vadesi dolan kamu borçlanma kağıtlarının anapara ve faizini ödemek çin yeniden de borçlanma yoluna gitmek zorundalar.

Sadece ABD’nin bugünden 30 Eylül 2009’a kadar yaklaşık 2 trilyon dolarlık borçlanmaya gitmesi bekleniyor.

Krizin, işsizliğin geleceği noktalara paralele olarak bu miktarın artması sürpriz de olmayabilir.

Japonya’nın Nisan 2009-Nisan 2010 arası gerçekleştireceği borçlanma miktarının da 1.2 trilyon doları bulması bekleniyor.

İngiltere’nin yarım trilyon dolar, Almanya’nın da yine aynı süre içinde 330 milyar avroluk kamu borçlanma kağıdı ihraç edeceği tahmin ediliyor.

Borçlanam ihtiyacının en mütevazi sınırlar içinde kalması beklenen büyük batı maliyesi Fransa; bu ülke dahi 2009 senesi içinde en azından 200 milyar avroluk kamu kağıdı çıkaracak.

Bütün bu borçlanma ihtiyaçlarını alt alta koyar toplarsanız ortaya yukarıda belirttiğim çok büyük bir meblağ çıkıyor.

Borçlanma gereksiniminin bu boyutlara yükselmesi, yani bütçeler üzerinden bu kadar harcama yapılması, bütçe açığı verilmesi bugün için piyasaların canlandırılması, bankaların rehabilitasyonu için gerekli görülebilir ve bu operasyonlardan sonuç da alınabilir.

Ancak, bu çapta her olağanüstü önlemin bir de maliyetinin olacağını iyi görmek ve hazırlıklı olmak lazım.

Kamu maliyelerinin bu çapta büyük borçlanma ihtiyaçlarının hazineler arasında sermaye piyasaları üzerinden nasıl bir rekabet ortamı yaratacağını görmek için kahin olmaya gerek yok.

Bu rekabetin de faiz oranlarını öngörülmedik seviyelere taşıması da mümkün.

2009 senesinin ilk üç ayında avro bölgesinin hazineleri haftada yirmi milyar avroluk borçlanma peşinde koşacaklar.

7 Ocak günü Almanya’nın acil gereksinim duyduğu altı milyar avronun veri faiz oranından (yüzde 3.1) sadece yüzde 87’sini piyasalardan temin edebildiğini hatırlatalım; para piyasada dönecek ise bu yüzde 87’nin yüzde yüze gelebilmesi için hazineler, bankalar daha fazla faiz teklif edecekler, bunun kaçarı yok.

Bugün iktisatçıların büyük bir bölümü, kamu otoritelerinin de yine azımsanmayacak bir kısmı mevcut kriz ortamını aşmak için bütçe açıklarını kullanıyorlar, kullanacaklar da; bu yöntemin doğru ya da yanlış olduğunu burada tartışmıyoruz.

Ancak, mutlaka bilinmesi gereken gerçek bu tür olağanüstü önlem paketlerinin de bir maliyetinin olduğu.

Bu maliyet de faizler üzerinden olacak, yurttaşların, bankaların ellerinde tutacakları devlet kağıtlarının değersizleşmesi biçiminde olacak yani muhtemelen yeni bir balon daha patlayacak.



20.Ocak.2009 08:41:08
 
 
Bize Ulaşın | Dilek ve Şikayet Formu
   
Her hakkı saklıdır © 2009 Tasarım ve Uygulama : Side Bilişim